Kur’an’ın hayatımıza tuttuğu aynalardan biri olan 99 koyun kıssası, bize önemli bir ilkeyi hatırlatıyor: Önce dinle, araştır ve anla; sonra hükmet.
Bir toplumun gerçek gücü; Ne kadar bildiğiyle değil… Bildiklerini ne kadar vicdanla kullandığıyla ölçülür.
Eğitim, hayata hazırlık değildir; hayatın kendisidir. Eğitimin görevi, bütün çocukları birbirine benzetmek değildir. Eğitimin görevi, her çocuğun kendisi olmasına yardım etmektir.
Mahkemelerin adaleti toplumu ayakta tutar; vicdanların adaleti ise insanlığı… Çünkü adalet, sadece mahkemelerin değil, insan olmanın da temelidir.
Bediüzzaman'ın sade hayatı, dinî hizmetin ölçüsünün makam ve servet değil; kanaat, samimiyet, emanet ve Rıza-yı İlâhî olduğunu gösteriyor.
Son günlerde kamuoyunun gündeminde önemli ve hassas bir mesele var: Cemaat ve tarikat liderlerinin servetleri ve bu yapılarla ilgili yürütülen operasyonlar…
Bu Kadar İmkân, Bu Kadar Mutsuzluk... Neden? İnsan aslında yanlış şeyleri aradığı için değil, doğru şeyi yanlış yerde aradığı için mutsuz oluyor.
"İnsan her zaman istediğini alamayabilir; fakat samimiyetle edilen hiçbir dua kaybolmaz." İstemek Bizim, Vermek O'nun Hikmetine Aittir.
"Bu kadar acının olduğu bir dünyada Allah'ın rahmeti nasıl anlaşılır?" Fânî Kayıplardan Ebedî Kazançlara
İnsan Her Şeye Güç Yetirebilir mi? "İnsanın huzuru, her şeyi elinde tutmasında değil; kendisini tutan Kudrete güvenmesindedir."
Mutluluk, herkes tarafından beğenilmekte değil; doğru olanı samimiyetle yapabilmektedir. Seni herkes takdir etmeyebilir; ama Rabbin seni görmektedir.
Mutluluk zirvede olmakta değil, emanet edilen hayatı hakkıyla yaşamasıdır. İnsan, başardıkları kadar değil; samimiyetle gösterdiği çaba kadar da kıymetlidir
Bu bağlantı sizi https://www.midyatgundem.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.