Kutsallık dünyadan kaçmak değil, dünyanın içinde gizlenmiş olan Tanrı’nın yüzünü fark edebilmektir. Sonsuzluğun sıradan günlerin içine nasıl sessizce sızdığını görebilmektir.
Sevgiyle birleşen irade artık hükmetmek istemez; hizmet etmek ister, iyileştirmek ister. Kendini büyütmek yerine hayatı büyütür. Egonun ve kibrin gölgesini aşarak ruhun hakikatini dünyaya taşımaya baş...
İnsanın kendisini her koşulda bir ܬܰܠܡܺܝܼܕܳܐ / talmido yani öğrenci/talebe olarak görmesi, hakiki benliğe açılan kapıları aralar. Zira öğrenme yalnızca bilgi edinmek değil; aynı zamanda insanın kendi...
İnsanın iç dünyasında oluşan karanlık, zamanla vicdanı köreltir ve ruhu paslandırır. Nasıl ki paslı bir iğneyle temiz bir kumaş dikilemezse, kararmış bir ruh da hayata güzellik, güven ve adalet kazand...
İnsan ancak vicdanın ışığında, basiretin rehberliğinde ve hakikatin ağırlığını taşıyabildiği ölçüde olgunlaşır. Çünkü insanı insan yapan şey, ne bildiği kadar neyi nasıl söylediği; bildiğini nasıl yaş...
Tevazu, yalnızca bir meziyet değil; insanın erişebileceği en yüce makamdır. Tevazu sahibi insan özgün olur.
Süryani dil felsefesinde isim, yalnızca bir şeyi tanımlamaz; ona istikamet kazandırır, etki eder ve çoğu zaman insanın içsel dünyasında bir karşılık bularak dönüşüm başlatır. İsim, karakter eğitimine...
İnsan; anlamda derinleşmeye, idrakte berraklaşmaya, merhamet ve şefkatle çoğalmaya, ekmekte paylaşmaya, kelamda hakikati dillendirmeye ve nihayetinde hakikatte kök salmaya muhtaçtır.
Savto d-Mardutho, çağdaş Süryani edebiyatında hem içerik hem de yöntem açısından bir katkı sunma iddiası taşır. Bu eserle amacım, dilin incelikleri aracılığıyla kültürel hafızayı yeniden üretmek ve ok...
Kötülüğe kötülükle karşılık vermek kolaydır; çünkü öfke hızlıdır. Fakat insanı insan yapan, hız değil, bilinçtir. Tepki vermek doğaldır; ölçülü davranmak ise kültürdür.
“Her şeyi maddede arayanların aklı sadece gözlerindedir, o göz ise maneviyatta kördür.” Dolayısıyla ruhsal bir özgürlük yaşanmadan, dünyevî bir özgürleşmeden söz etmek mümkün değildir.
insan, odağını doğru yere yönelttiğinde, insani duruşu da sağlamlaşır. Ancak odağını kaybettiğinde, duruşu da dağılır. Bu yüzden mesele sadece kim olduğumuz değil; esas mesele, odağımızı nereye koyduğ...
Bu bağlantı sizi https://www.midyatgundem.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.