Midyat, sıradan bir Anadolu ilçesi değildir. Yüzyıllardır farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin aynı sokakta yaşadığı kadim bir medeniyet merkezidir.
Bir Şehri Yönetmek, Bir Medeniyeti Taşımaktır
Yazan: Selahattin Erol
Belediyecilik denildiğinde çoğu zaman akla asfalt, kaldırım, park ve bina gelir. Oysa bir şehri yönetmek, yalnızca yollar yapmak değil; o şehrin hafızasını korumak, kültürünü yaşatmak ve geleceğini inşa etmektir.
Midyat, sıradan bir Anadolu ilçesi değildir. Yüzyıllardır farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin aynı sokakta yaşadığı kadim bir medeniyet merkezidir. Böyle bir şehri yönetmek ise sadece idari bir görev değil, aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur.
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’in kamuoyuna yansıyan çalışmalarına ve açıklamalarına bakıldığında öne çıkan ortak nokta, şehrin kimliğini koruyarak geliştirme anlayışıdır. Altyapı yatırımlarından tarihi sokakların korunmasına, sosyal projelerden turizm çalışmalarına kadar birçok başlıkta Midyat’ın geleceğine yönelik bir vizyon ortaya koyma çabası görülmektedir.
Bugün dünya şehirleri artık yalnızca nüfuslarıyla değil, markalarıyla yarışıyor. İnsanlar sadece yaşanacak şehir değil; hikâyesi olan şehir arıyor. Midyat ise binlerce yıllık tarihiyle bu hikâyeye fazlasıyla sahip.
Asıl mesele, bu değeri koruyarak gelecek nesillere aktarabilmektir.
Bir belediye başkanının en büyük başarısı yaptığı açıklamalar değil, yıllar sonra geride bıraktığı eserlerdir. Açılan bir cadde, restore edilen tarihi bir yapı, gençlere kazandırılan bir eğitim merkezi veya çocukların güvenle oynadığı bir park… Bunların her biri belediyeciliğin sessiz ama kalıcı imzalarıdır.
Elbette hiçbir yönetim eleştiriden muaf değildir. Eksikler olacaktır, geciken projeler olacaktır, vatandaşın beklentileri her zaman daha fazlasını isteyecektir. Demokratik yönetim anlayışı da zaten eleştiriyi düşmanlık değil, gelişmenin bir parçası olarak görmeyi gerektirir.
Ancak eleştirinin de övgünün de ortak zemini adalet olmalıdır. Yapılan hizmet görülmeli, eksik kalan yönler ise aynı samimiyetle dile getirilmelidir.
Midyat’ın önünde önemli fırsatlar bulunuyor. Kültür turizmi, gastronomi, telkâri sanatı, tarihi taş mimarisi ve çok kültürlü yapısıyla ilçe, yalnızca Mardin’in değil, Türkiye’nin en önemli destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahiptir. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi ise merkezi idarenin desteği kadar yerel yönetimlerin kararlılığına da bağlıdır.
Şehirler, yöneticilerinden daha uzun yaşar.
Bu nedenle geriye kalan yalnızca yapılan binalar değil; bırakılan vizyon, oluşturulan şehir kültürü ve insanların hafızasında yer eden hizmet anlayışıdır.
Bugün Midyat’a bakarken sadece bugünü değil, elli yıl sonrasını da düşünmek gerekiyor. Eğer atılan her adım, şehrin tarihi dokusunu koruyan, gençlerine umut veren ve kültürel mirasını geleceğe taşıyan bir anlayışla atılıyorsa, o zaman yapılan iş yalnızca belediyecilik değil; bir medeniyet nöbetidir.
Çünkü kadim şehirler, günü kurtaran yöneticileri değil; geleceği inşa eden vizyon sahiplerini hatırlar.
Next