Midyat özelinde baktığımızda ise son yıllarda farkındalık adına çeşitli çalışmaların yapıldığını görmek sevindiricidir.
Bir toplumun gelişmişliği; yollarının genişliğiyle, binalarının yüksekliğiyle ya da ekonomik rakamlarıyla değil, dezavantajlı bireylere sunduğu yaşam imkanlarıyla ölçülür. İşte bu nedenle her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Dünya Engelliler Haftası, yalnızca takvimde yer alan sembolik bir hafta değil; vicdanların, sorumlulukların ve toplumsal farkındalığın yeniden gözden geçirilmesi gereken önemli bir zaman dilimidir.
Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede aynı anda kutlanan bu anlamlı hafta, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlamak amacıyla çeşitli etkinliklerle değerlendirilmektedir. Eğitimden istihdama, ulaşımdan sosyal yaşama kadar birçok alanda yaşanan sorunlar gündeme taşınırken, aynı zamanda çözüm yolları da konuşulmaktadır.
Engelliler Haftası’nın her günü farklı bir farkındalık temasına ayrılmıştır.
10 Mayıs’ta haftanın açılışı yapılırken;
11 Mayıs görme engellilere,
12 Mayıs işitme ve konuşma engellilere,
13 Mayıs ortopedik engellilere,
14 Mayıs zihinsel engellilere,
15 Mayıs ise yaşlılar, güçsüzler ve korunmaya muhtaç çocuklara dikkat çekmektedir.
16 Mayıs’ta ise genel değerlendirme yapılarak hafta sona ermektedir.
Ancak mesele sadece bir haftalık hatırlanma değildir. Asıl mesele; yılın 365 günü engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak kalıcı adımların atılmasıdır.
Bugün hâlâ birçok engelli vatandaşımız kaldırımlarda yürümekte, resmi kurumlara ulaşmakta, toplu taşıma araçlarını kullanmakta büyük zorluklar yaşamaktadır. Oysa engel; çoğu zaman bireyin bedeninde değil, toplumun ihmalkârlığında ortaya çıkmaktadır.
Midyat özelinde baktığımızda ise son yıllarda farkındalık adına çeşitli çalışmaların yapıldığını görmek sevindiricidir. Okullarda düzenlenen programlar, belediyelerin sosyal projeleri, sivil toplum kuruluşlarının etkinlikleri ve özel eğitim kurumlarının gayretleri önemli bir bilinç oluşturmaktadır. Fakat yeterli midir? Elbette hayır.
Kadim bir hoşgörü ve medeniyet şehri olan Midyat, engelli bireyler için de erişilebilir bir şehir olmalıdır. Tarihi sokaklardan kamu kurumlarına, parklardan sosyal yaşam alanlarına kadar her noktada “engelsiz şehir” anlayışı güçlendirilmelidir. Çünkü engelli vatandaşlarımız sadece yardım bekleyen bireyler değil; üretimin, sanatın, eğitimin ve yaşamın aktif birer parçasıdır.
Unutulmamalıdır ki herkes bir engelli adayıdır. Bir trafik kazası, bir hastalık ya da yaşlılık süreci hepimizi aynı noktaya getirebilir. Bu nedenle engelli bireylere yönelik yapılan her hizmet aslında toplumun tamamına yapılan bir yatırımdır.
Bu hafta vesilesiyle yalnızca empati kurmak yetmez; önyargıları kaldırmak, fırsat eşitliği sağlamak ve yaşamı birlikte paylaşmayı öğrenmek gerekir.
Engeller bedenlerde olabilir…
Asıl engel sevgisizlikte, duyarsızlıkta ve anlayış eksikliğindedir.
10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası’nın; başta Midyat’ımız olmak üzere ülkemizde ve tüm dünyada daha bilinçli, daha erişilebilir ve daha vicdanlı bir yaşam anlayışına vesile olmasını diliyorum.