Mardin ve Berlin Freie Üniversitesi
Berlin Freie Üniversitesi Tarih ve Kültürler Bilimi Fakültesinin Dekanı Sayın Prof. Dr. Şabo Talay, Şırnak doğumlu kıymetli bir Süryani bilim insanıdır. Kendisine bağlı olarak faaliyet yürüten bu fakültenin Semitik Diller Bölümü’nün akademisyen ve öğrencileriyle birlikte başta Mardin olmak üzere bölgemizin tarihî köy ve mekânlarına yönelik kültürel inceleme gezisi düzenlemektedir.
Bu gezi programı çerçevesinde, dün akşam Mardin Artuklu Üniversitesi Süryani Dili ve Kültürü Bölüm Başkanı Sayın Prof. Dr. Sait Toprak hocamızın refakatinde bu akademik grupla bir araya geldik. Kıymetli hocamız Malfono Şabo ve beraberindeki heyetle, düşünceyi serinleten verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Tarihsel ve kültürel alanlarda yürüttükleri bilimsel projeler hakkında bilgi edinirken, geleceğe dair fikir ve değerlendirmelerimizi de paylaşma imkânı bulduk.
Bu vesileyle, Süryani kültürü üzerine yayımlanmış Türkçe-Süryanice iki eserimi de değerli hocamıza ve maiyetine takdim etme fırsatı elde ettim.
Bu buluşma sırasında, eğitimin insan hayatındaki yerinin ve değerinin gerçek anlamda kavranmasının; öğrenmeye açık olmayı, yani hayat yolunda bir talmido/öğrenci/talebe olmayı kabul etmekle mümkün olduğunu ifade ettim. Zira Süryanicede ܬܰܠܡܺܝܼܕܳܐ (talmido) kelimesi, ܠܡܰܕ (lmad) kökünden türemiştir. Bu kök; bir araya getirmek, bağ kurmak, toplamak, derlemek, eklemek, öğrenmek ve öğretmek gibi anlam katmanları taşır. Dolayısıyla talmido yalnızca “öğrenci” değil; hakikati arayan, bilgiyle bağ kuran ve kendini sürekli dönüştüren insanı ifade eder.
Hayat yolunda hepimiz birer öğrenci / talmido değil miyiz?
İnsanın kendisini her koşulda bir ܬܰܠܡܺܝܼܕܳܐ / talmido yani öğrenci/talebe olarak görmesi, hakiki benliğe açılan kapıları aralar. Zira öğrenme yalnızca bilgi edinmek değil; aynı zamanda insanın kendi iç dünyasını tanımasıdır.
Çünkü gerçek eğitim, benliğin karanlığını dağıtan; insanın iç dünyasını aydınlatan ikinci bir nurdur. Eğitilmiş insan, işlenmiş toprağa benzer. Nasıl ki emek verilmiş bir toprak bereket üretirse, eğitim de insanın aklını, yeteneklerini ve karakterini geliştirir. Aydınlatıcı bir eğitim; bireyi zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırır, doğru ile yanlışı ayırt etme bilinci kazandırır ve hayatı daha anlamlı kılan ahlaki bir farkındalık oluşturur.
Burada, evrensel üne sahip Nusaybin doğumlu büyük Süryani düşünürü Aziz Mor Efrem 306–373)’in şu sözünü hatırlatmak isterim: “Eğitim ışıktır.”
Dolayısıyla insan yalnızca maddi kazançların peşinden giderse, kalplere ulaşan bir öğrencilik/talebelik makamı olan ܬܠܡܝܕܘܬܐ bilincine erişemez. Bu bilinçten uzak kalan kişi ise hem hakikate hem de insanın özüne ulaşmakta zorlanır. Gerçek kazanç; sevgi, anlayış ve anlam üretebilmektir.
Bütün bu düşünceler beni şu gerçeğe götürdü: Doğru niyetin dönüştürücü bir gücü vardır. Güzel görmeye niyet eden güzelliği fark eder; güzel düşünen ise hem kendisine hem de çevresine iyilik üretir.
Günümüzde anlamın giderek zayıfladığı ve bazı değerlerin aşındığı bir çağda, insanın kendisiyle, eğitimle -yani öğrencilik ve talebelik bilinciyle- ve hayatla olan bağını yeniden kurması büyük önem taşımaktadır. Çünkü çağın ruhu, bizi yalnızca zihnimizle değil, kalbimizle de düşünmeye davet etmektedir.
Kendimizi fark ettikçe acılarımız azalacak; kalbimize yaklaştıkça ise hayata daha derinden bağlanacağız. Çünkü insan, yeryüzündeki diğer varlıklardan farklı olarak anlam arayan, düşünen ve değer üreten bir varlıktır. Bu farkı ortaya koyan en temel unsur ise eğitimle yoğrulmuş bilinçtir.
Oturumun Linkini dinlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=eRIuFBnmuYY&t=6s
Bu anlamlı ziyaret vesilesiyle kıymetli hocamız Malfono Şabo Talay’a ve değerli kardeşim Yawsef Beth Turo’ya içten teşekkürlerimi sunuyor; herkese sağlık, huzur ve başarılar diliyorum. Saygılarımla.
Yusuf Beğtaş